Maranki Hoca Milyonları Ekrana Kilitledi!

3/3/2009 · Kategori: SAGLIK

Stratejik Araştırmalar Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki, sihirli yaşam formülleriyle Petek Dinçöz’ün programı “Arım Balım Peteğim” e konuk oldu.
12/02/2009 - 18:30

Ünü Türkiye sınırlarını aşan ve yaptığı araştırmalarla adından sıkça söz ettiren Prof. Dr. Ahmet Maranki, yine milyonlarca izleyiciyi ekran karşısına kilitlemeyi başardı. Başarılı sanatçı ve sunucu Petek Dinçöz’ün Star TV’de yayınlanan programı “Arım Balım Peteğim”e konuk olan Ahmet Maranki, birbirinden ilginç açıklamalarıyla seyircinin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Stratejik Araştırmalar Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki, sihirli yaşam formülleriyle Petek Dinçöz’ün programı “Arım Balım Peteğim” e konuk oldu. Son kitabı “Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler” ile satış rekoru kıran Maranki, programa katılan seyirciler ve ekranları başından izleyen milyonlarca kişi tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Programda Petek Dinçöz’ün ve konuk sanatçı Linet’in de sorularını da yanıtlayan Prof. Maranki, sağlıklı bir yaşamın hormonsuz gıda tüketiminden geçtiğinin altını çizdi.

Maranki’nin Tavsiyeleri

• Herhangi bir toplantı, konferans yada sinemada, araba kullanırken, dikkatinizin dağıldığını yada uykunuzun geldiğini hissederseniz, kulak memenize bir çimdik atıp, çekin. Bu hareket beyninize kanın gitmesini kolaylaştırdığı için hemen kendinize gelmenizi sağlayacaktır.

• Depresyon şikayeti olan ve sürekli psikolojisi bozuk olan kişiler, beyinlerini rahatlatmak amacıyla 500 gram suya, 5 gram kurutulmuş sarı kantaron bitkisini 10 dakika demlemeye bırakıp, günde 1-2 bardak tüketirlerse beyinlerinin rahatladığını hissedeceklerdir.    

• Öksürük için zencefil, zerdeçal ve adaçayıyla yapılan çay, balla tatlandırılarak içilir. Hiçbir yan etkisi olmayan ve öksürüğe çok iyi gelen bir karışımdır.

Programda Geçen Önemli Tavsiyeler

Regl Dönemindeki Ağrılar ve Şişkinlikler İçin

Yemeklerde, salatalarda her zaman kullandığımız maydanozun saplarını kesinlikle atmayın. 500 gram kaynayan suya bir demet maydanozun sapını koyun. Suyla birlikte sadece 3 taşım kaynatıp ocaktan indirin. Bu karışımdan her gece yatmadan önce 1 bardak içeceksiniz. Aynı işlemi ısırgan saplarına da uygulayın. Bu karışımları içtikten iki gün sonra idrarınıza baktığınızda yağların nasıl atıldığını göreceksiniz. 7 ile 21 gün süreyle bu işlemi devam edebilirsiniz. Sabah ve akşam olmak üzere gündü 2 bardak içebilirsiniz. Vücudunuzdaki tüm şişlikleri indirecek ve regl ağrılarınıza iyi gelecektir.

Saç Dökülmesine Karşı Ne Gibi Önlemler Almalıyız?

Hastalıkların sebebi bedendeki toksinler, mikroplardır ve virüslerdir. Hastalıkları yapan sebepler ortadan kalkmadan migren, grip, hepatit gibi birçok hastalık düzelmez. Saç dökülmesi de vücutta oluşan bir rahatsızlığın habercisidir. Saçınızı ve yüzünüzü besleyen kandır. Kanınızı temizlerseniz pürüzsüz bir cildiniz, canlı saçlarınız olacaktır. İlk önce dikkat etmeniz gereken şey kanınız virüslerden arındırmaktır.

Saçınız için susamyağı, çam yağı, sarımsak yağı, ısırgan yağı, badem yağı ve zeytinyağından oluşan karışımı, gece yatmadan önce kafanızdaki noktaları uyararak masaj yapın. (Kafanızdaki masaj noktalarını bulabilmek için “Profilaktik Masajla Mucizevi Tedaviler” kitabımızdan faydalanabilirsiniz.) Daha sonra saçınızı boneyle kapatıp, yatın. Bu karışım sadece saçınızı beslemekle kalmaz, bedeninizi de besler. Sabahları saçınızın durularken 1 litre suya 1 bardak üzüm sirkesi koyup saçınızı yıkayın. Bu işlemleri 1 hafta boyunca her gün, ikinci hafta gün aşırı, üçüncü hafta ise 3 günde bir tekrarlayın. Her şeyin kolayına kaçmadan biraz kainat eczanesini ararsanız her şeyin şifasını orada bulursunuz.

Alıç Bitkisinin Faydaları

Günümüzde ölümlerin birinci sebepleri kalp damar rahatsızlıklarıdır. Sarı dağ meyvesi olan alıç vardır. O bitkinin kırmızısının, yaprağını, çiçeğini yada kendisini toz haline getirip, suda demleyerek için. Kalp damar rahatsızlıklarınız için alıç suyuyla birlikte her gün bir bardak havuç suyu için. Yalnız havuç suyunun içine bir tatlı kaşığı zeytinyağı koyup içmek çok daha faydalıdır. 

Tiroit Rahatsızlıkları İçin

Hipertiroidi olan kişiler, her gün bir demet dereotu yemelidirler. Bunun yanında maydanoz ve rokada tüketin. Tiroidinizi asla aldırmayın. Kalan ömrünüzü sağlıksız ve huzursuz geçirmemek için bıçak altına yatmayın.  Cevizi suyun içine perdesiyle birlikte atın. 5 gün kaldıktan sonra o suyu için. Ceviz yağını da alıp boğazınıza sürün.

Sebzelerin ve Meyvelerin Hormonsuz Olduğunu Nasıl Anlarız?

Lahana mucizevi bir bitkidir. Ancak satın alırken dikkat etmeniz gereken önemli noktalar mevcuttur. Lahanayı elinize aldığınızda yumuşaklığı varsa olursa, o sağlam ve hormonsuzdur. Hibrit tohumlu gıdalara dikkat etmelisiniz. Lahana ağır olmamalı ve küçük olmalı. Lahana kanser dahil olmak üzere tüm hastalıklara iyi gelir. 

Elmayı alırken de küçük olmasına dikkat edin. İşte size küçük bir ipucu, yatmadan önce elmanın küçük bir bölümüne elinizle bastırın. Sabahleyin uyandığınızda o kısım çürüdüyse o elmayı hemen evden çıkartın, tüketmeyin. Köyden gelen, doğal elmaları haftalarca bir şey olmaz.

Havucu kırdığınız zaman esnerse onu da hemen çöpe atın. Kırılırsa rahatça alıp tüketebilirsiniz.

Üzerinde yeşili bulunan patatesi asla satın almayın. Bir çiğ patates ve bir havucun sıkıp suyunu çıkartın. Bir bardak karışımın içine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı koyun. Bu karışımdan aç karnına içtiğinizde midenizdeki yaraların iyileştiğini göreceksiniz. Patatesin kızartmasını asla tüketmeyin. Haşlama patates, midenin özellikle de reflünün ilacıdır.

Erken yaşlarda menopoza girmenin sebepleri nelerdir?

Hormonlu, konsantre gıdaları ve asitli içecekleri fazlaca tüketenler erken menopoza girebiliyorlar. 30 yaşında menopoza girmiş bayanları maalesef duymaktayız.

Kainat eczanesindeki bitki erken menopoz, sancılı adetler, ateş basmaları gibi şikayetlere çok iyi gelir. Aslanpençesi, civanperçemi, çobançantası, ada çayı…

Bu dört bitkiyi isterseniz ayrı ayrı yada isterseniz hepsini karıştırıp demliyorsunuz. İçine 1 kaşık bal atarak tüketiyorsunuz. Sancılı adetleriniz, miyom kistleriniz, iltihaplarınız varsa 1 hafta içinde bunların yok olduğunu göreceksiniz. Hiçbir yan etkisi yok. Yalnız bitkilerin nerde toplandığına, nasıl yetiştirildiğine dikkat edin.

Etrafta sanayi varsa oradan toplanan ısırgan, maydanoz sizi öldürür. Bitkiler aktarlarda en fazla 1 yıl kalmış olacak. 1 yıldan fazla kalmışsa, içindeki etken maddeler kaybolur. 2-3 yıllık bitkileri asla kullanmayacaksınız.  Aynı şekilde serada üretilmiş sebze ve meyvelerden de uzak duracaksınız. Portakalı kışın yiyeceksiniz, yazın portakal yiyemezsiniz. Sera gıdası size her zaman zarar verir.

Kozmik Beden Temizliği

Kozmik beden temizliği ilkbahar ve sonbaharda yapılır. İlkbaharda mart, nisan, mayıs; Sonbaharda eylül, ekim ve kasım aylarıdır. Bunun dışında detoks yaptırmaya çalışırsanız başarı şansınız azalır. Gününü bilmeden detoks yapanlar, yanlış yaparlar. Ayın gittiği gün sen suyu çekmeye çalışırsan, çıkaramazsın.

Bahar ayındaki beden temizliği mart ayının 8’i ile 15’i arasında yapılacak. İlk gün bir kırmızı pancar, havuç, lahana, maydanoz ve ıspanak bunların hepsi sıkılıp ve bir bardağına 1 tatlı kaşığı zeytinyağı konularak, her sabah iki bardak aç karnına içilecek. Öğlenleri ve akşamları bir gün kereviz, bir gün pırasa, bir gün ıspanak çorbası yapılıp tüketilecek.

Ayrıca her sabah sulu lavman setiyle lavman yapıyoruz. Aralarda tüm sebze meyve çaylarını içebiliyorsunuz. Üçüncü günden itibaren badem ve ceviz tüketebilirsiniz. Bu sırada et, tavuk, süt ürünleri, peynir, beyaz ekmek, siyah çay tüketmek kesinlikle yasak.  Bunların hepsi 7 gün boyunca yapılır. Son gün bir bardak zeytinyağı ve bir bardak limon içip yatıyoruz. Bu yöntemle karaciğer ve safra kesesi ısıtılmış oluyor. Uyandığınızda vücudunuzdan çıkanlara baktığınızda sizde şaşıracaksınız.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

MİKTARLARI YÖNETİN KALORİYİ İNDİRİN

3/3/2009 · Kategori: SAGLIK



Miktarları yönetin kaloriyi indirin
Yediğiniz her besin için porsiyon ölçüsü ve yeme sıklığını kontrol ederseniz hem istediğiniz her şeyi yiyebilir hem de kilo almazsınız.

Kilo probleminiz varsa size hemen sonuç alabileceğiniz bazı önerilerim var.  Öncelikle aşağıdakileri gözden geçirin.
Hayatınızdan hiçbir besini çıkarmanız ve uzun yasaklar listesi ile mutsuz olmanıza gerek yok. Önemli olan yediğiniz her besin için porsiyon ölçüsü ve yeme sıklığını kontrol edebilmeniz. Çünkü porsiyon büyüklüğü ve yeme sıklığınızı iyi kontrol ederseniz hem her şeyi yersinizi hem de kilo almazsınız.

Her gün 200 - 300 kalori tasarruf etmek ayda 1 kg yağ kaybetmenizi sağlar. 1 yılın sonunda ise 10 - 12 kg zayıflamış olabilirsiniz. Kendinizi kontrol etmek için diyet günlüğü yazmaya başlayın. Bunun için herhangi bir ajandayı kullanabileceğiniz gibi benim hazırlamış olduğum “İyi Yaşam Günlüğü”nü de kullanabilirsiniz. “İyi Yaşam Günlüğü”nün içinde pratik beslenme önerileri size haftalık koçluk yapan tablolar ve birçok besinin kalorisini de bulacaksınız.

Kilit sorular:

 -Hangi besini
- Ne miktarda
- Ne zaman
- Ne sıklıkta yedim?
-Ne kadar kalori yaktım?


Kalori dünyasındaki en önemli ipucu ‘miktar’dır 
Küçük dilim bir kek, ortalama 210 kaloridir. Büyük bir dilim kek ise 500 kalori içerir. İkisi arasındaki fark 290 kalori kadardır.
290 kalorilik fark için yaklaşık 1 saat 30 dakika kadar ev süpürmeniz gerekir...

1 bardak spagetti ve 3 küçük köfte kadar kıyma ilave edilmiş domatesli makarna 500 kalori.
2 bardak spagetti ve 3 büyük köfte ile yapılan büyümüş porsiyon ise 1025 kalori.
Aradaki 525 kalorilik farkı ortadan kaldırabilmeniz için yaklaşık 2 saat 35 dakika ev temizlemeniz gerekir...

Küçük boy patates kızartması yaklaşık 210 kalori içerir. Ekstra büyük boy patates kızartması ise yaklaşık 610 kaloridir.
Aradaki 400 kalori için 1 saat 10 dakika orta tempolu yürüyüş yapmanız gerekir...

Küçük boy patlamış mısır ortalama 270 kaloridir. Büyük bir kutu patlamış mısır yediğinizde ise ortalama 630 kalori alırsınız. Aradaki 360 kaloriyi harcayabilmek için yaklaşık 1 saat 15 dakika suda aerobik hareketleri yapmanız gerekir...

2 dİlİm küçük pizza yediğinizde ortalama 500 kalori alırsınız. Büyük bir pizzanın 2 diliminden ise aldığınız enerji yaklaşık 850 kaloridir. Aradaki 350 kalorilik enerji farkını harcayabilmek için ortalama 1 saat golf oynamalısınız.

Az sütlü ve şekerli bir kahve ortalama 45 kaloridir. Mocha kahve ise ortalama 350 kaloridir. Aradaki 305 kaloriyi harcamanız için yaklaşık 1 saat 20 dakika yürüyüş yapmanız gerekir...

SOFRANIZDAN EKSİK ETMEYİN!
Yeşİl veya sİyah çay: İçeriğindeki flavoneller ile LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterebilir. 
Domates ve domates ürünlerİ: İçeriğindeki “likopen” adı verilen bir çeşit karoten ile kan basıncını düşürücü etki gösterebilir. Bazı kansere karşı koruyucu etkisi de vardır.

Soya: “Genistein” ve “daidzein” adı verilen isoflavonlar ile total kolesterolü, LDL kolesterolü ve trigliseridi düşürürken, HDL kolesterolü (iyi kolesterol) artırıcı etkisi olduğu düşünülmektedir. Her gün alınan 60 gram soya, menopoz belirtilerinde de azalma sağlayabilir.

Sarımsak: İçeriğindeki “dialil di sülfit bağları” ile kronik kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Günde en az 1 diş sarımsak yenmesi bile, bu bakımdan yarar sağlayabilir. Ayrıca kolon ve mide kanserine karşı da sarımsak koruyucu etki gösterir.

Elma: Elmanın yoğun bir C vitamini kaynağı olduğu, belki de çoğumuzun bilmediği bir özelliktir. 100 gram elmanın antioksidan aktivitesi 1500 mg C vitaminine eşittir.  Günde tüketilen 5-9 porsiyon sebze ve meyve de kolon, meme ve prostat kanserlerine karşı koruyucu etki edebilir.

Üzümsü meyveler: İçeriklerindeki “antosiyanidinler” ile LDL kolesterolü azaltıcı etki gösterdiğini bilmekteyiz. Buna ek olarak, karsinojen maddelerin vücuttan atılmasında da görev alırlar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Zeytin ve ZeytinYağı

18/2/2009 · Kategori: SAGLIK

Zeytin ve ZeytinYağı

 

ZEYTİN  VE  ZEYTİNYAĞI



Babakale'nin yer aldığı Antik Troas bölgesi ve Edremit körfezi zeytini ve zeytin yağı
ile çok meşhurdur. Eğer bir tepeden veya yüksekçe bir yerden  aşağıya doğru bakarsanız daima altınızda zeytin ağaçlarının yükseldiği teraslanmış bir vadi ve Ege denizini görürsünüz.

  Zeytin yeşili bir gölge ve mavi.

 İşte Anadolu ve işte zeytin ağacının anavatanı. Zayıf kalkerli toprak ve kayalar. Uzun ve sıcak yazlar. (fakat 40 oC den fazla değil). Rüzgarların rahatça ağaç dalları arasından esmesine izin veren tepeler. Çok uzak olmayan mavi deniz.   -10 oC den soğuk olmayan ve 450-650 mm yıllık yağış alan yumuşak kış ayları.

Babakale insanları da, diğer Akdeniz insanları gibi zeytin yetiştirerek ve balıkçılıkla geçimlerini sürdürürler. Zeytin ve zeytin yağı onların hayatında çok önemli bir yer tutar.  Eğer hasat zamanı Babakale'ye yolunuz düşerse, ellerinde sepetlerle, sırıklarla, zeytin toplamaya giden Babakale'lileri yollarda ve zeytin tarlaları arasında görebilirsiniz.

Toplanan zeytinlerden  bir kısmi salamura ve turşuluk için ayrılır. Bu tip zeytinler iri taneli ve kahvaltılıktır. Ufak taneli diğer zeytinler zeytin presinde yağ elde etmek için ayrılır. Edremit körfezi zeytin yağı, natürel ve saf zeytin yağı olması itibariyle dünyada eşsiz bir yağdır. Halen bu bölgede eski usul taş zeytin yağı preslerine  ve kendi doğal zeytin yağını evinde ilkel yollarla üreten köylülere rastlayabilirsiniz.

 

BİNBİR ŞİFA KAYNAĞI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI

 

SAĞLIK İÇİN ZEYTİNYAĞI

*Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır. Köpekbalığından çıkan sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur Günde 100 cl. zeytinyağı tüketimiyle köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar sgualene alınır. Zeytinyağı kanser riskini % 50'ye yakın azaltmaktadır.
* Zeytinyağı hücreleri korur. Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri korur.
*Zeytin yağı üretim aşamasında ısıyla temas etmemesi gerekiyor. Bu nedenle sağlıklısı Riveriya değil, Sızma olanıdır. Aslında en doğrusu, kokusuna alışıp mümkün olduğunca az veya hiç rafine edilmemişi kullanmaktır.
*Zeytin ağacının dalları, yaprakları ve reçinesi olduğu kadar, yağıda yıllardır ilaçların bileşimlerinde yer alan doğal maddelerden birisidir, doğal bir ilaçtır.

DERİ TAHRİŞLERİNE KARŞI ZEYTİNYAĞI

*Yiyeceğin yanısıra merhem olarak da kullanılan zeytinyağı; tahrişin neden olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri olan losyondur da.

*Zeytinyağı, derinin foliküllerine penetre olabildiği için, gerek internal gerekse eksternal dokuların yara veya iritasyonunda ve enfeksiyonlara karşı faydalıdır. 

SİNDİRİM İÇİN ZEYTİNYAĞI
*Sindirim sistemini etkiler; ister soğuk olsun, ister sıcak olsun zeytinyağı mideyi çepeçevre koruyucu bir tabakayla sararak mide asitini azaltır. Yemek öncesi veya sonrası alınan bir kaşık zeytinyağı, mide zarını örtüp alkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğu da azaltır.
*Gastrit ve ülsere karşı korumada etkin yardım sağlar. Hazmı en kolay olan zeytinyağı besinlerin bağırsaklar tarafından çok daha iyi emilmesini sağlayarak bağırsakların çalışmasını düzenler.
Isıtılmış olsun yada olmasın zeytinyağı gastrik asiditeyi azaltabilmektedir. Tahriş giderici etkileri ülsere karşı koruma sağlar. Bağırsaklardan yiyecek geçişini kolaylaştırmak suretiyle konstipasyona engel olur.

SAFRA KESESİ SAĞLIĞI İÇİN ZEYTİNYAĞI

*Zeytinyağı safra kesesinin kontraksiyonlarını (kasılma) ve safra salgılanmasını uyararak safra taşı oluşum riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır. Dalakta taş oluşumunu önler. Sarılığa ve karaciğer sancılarına iyi gelir.
Oruç tutanlar, sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içerse safra kesesi ve bağırsakları rahatlatacaktır.

BASURA KARŞI ZEYTİNYAĞI

*Sabah kahvaltıdan önce alınan 1 veya 2 çorba kaşığı zeytinyağı -basit kronik kabızlığa - iyi gelir (daha iyi netice için suyla karıştırılabilir). Basur şikayetlerini giderir; sıcak olarak içilir.
*Anne sütünde de bulunan E vitamini ve oleik asit içeriği ile zeytinyağı, normal kemik gelişimine katkıda bulunur. Anne karnında ve doğumdan sonra bebeğin beyninin olduğu kadar, genel olarak sinir sisteminin gelişimini de desteklediğinden, gebe ve emziren annelere özellikle yararlıdır.
*Zeytinyağı yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hem de beyin fonksiyonları üzerinde ki etkilerini geciktirmektedir. 

YÜKSEK TANSİYONA KARŞI ZEYTİNYAĞI

*Yüksek tansiyonu düşürür; yaprakları ve dallarından çay yapılır. Taze yada kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatıp, süzdükten sonra şeker ilave ederek 15 gün boyunca her sabah akşam sıcak içmek faydalıdır.

KAN ŞEKERİ İÇİN ZEYTİNYAĞI

*Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardım eder.
*Ağrı, romatizma, burkulma ve adale incelmelerinde; zeytinyağı sürülür veya 200 gr taze çiçek ve yaprak, 100 gr sarı papatya ile 1 kg zeytinyağını arada sırada karıştırarak iki saat 'benmari' içinde kaynattıktan sonra içindekileri süzüp ağrı veren yerler ovulur.  Kapalı yanıklarda zeytinyağı sürülerek kullanılır.  

KOLESTROL İÇİN ZEYTİNYAĞI
*Kötü kolesterol LDL'yi azaltırken, iyi kolesterol HDL'yi artırır.(Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur.Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)

*Diyetle alınan doymuş yağ asitlerinin (DYA) total kolesterol seviyesini yükselttiği bilinmektedir. DYA ile tetiklenen kolesterol yüksekliği çoğunlukla LDL koles-terolündeki yüksekliğe bağlıdır. DYA ve hayvansal yağdan zengin diyetler HDL kolesterolü ve apo A-1 de de yükselmeye yol açar.

*Yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyet tüketen toplumlarda düşük HDL kolesterol ile düşük LDL kolesterolün birlikte bulunması koroner riski artırmazken, yüksek DYA içeren diyete bağlı olarak LDL'nin yükseldiği toplumlarda daha yüksek HDL seviyesine rağmen koroner riski yüksektir.Yüksek hayvansal yağ içeren diyetlerin LDL- HDL oranını, düşük yağ içeren veya çoklu doymamış yağ asitinden (ÇDYA) zengin diyetlere kıyasla daha fazla yükselttiği görülmüştür.

Laurik, miristik ve palmitik asit birlikte tüm DYA'ların başında gelirken, mistrik asit tereyağında, hurma çekirdeğinin yağında, hindistan cevizinin yağında bulunmaktadır. Son ikisi aynı zamanda çok yüksek oranlarda laurik asitte içerirler.Bu üç yağdan hangisinin kolesterol yükseltme potansiyelinin en fazla olduğu hala tartışma konusudur. Her üçünün de LDL kolesterolünü yükselttiği yapılan çalışmalarda gözlenmiştir.

DYA yerine linoleik asit konulduğunda total kolesterolde düşüşe neden olmaktadır.
Diyetteki başlıca tekli doymamış yağ asidi oleik asittir.Oleik asit zeytinyağında hakim olan yağ asididir.

Düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı diyetler total ve LDL kolesterol konsantrasyonlarını anlamlı olarak düşürürken aynı zamanda kesinlikle HDL seviyesinde de düşüşe neden olur.

LİPİD DÜŞÜRMEK İÇİN ZEYTİNYAĞI

Zeytinyağı sağlıklı lipid düşürücü diyete yararlı katkıda bulunur.
*Kalp dostu;zeytinyağı hayvansal yağların tersine kandaki kolesterol miktarını ve dolayısıyla kalp krizi riskini azaltır. Kan plateletlerinin toplanmasına engel olarak kan pıhtılaşması riskini de yok eder. 

BEBEKLER VE ÇOCUKLAR İÇİN ZEYTİNYAĞI

*İçerdiği linoleik asit yüzdesi nedeniyle anne sütüne benzeyen zeytinyağı, inek sütüne katıldığında anne sütüne yakın değer elde edilir. Sütü kesilen anneler yağsız inek sütüne biraz zeytinyağı katıp bebeğe verilebilir.

*Günde birkaç damla zeytinyağı bebeğin gelişimine büyük katkı sağlar.

*İçerdiği E, A, K vitaminleri ile her yaştaki çocuğun gerekli ihtiyacına yanıt verir. Bu vitaminler kemiklerin doğal gelişimine ve mineralleşmeye yardımcı olup, güçlenmesini hızlandırır. Her yaştaki insan için yararlıdır.
*Böbreklerin ıslahında, taşları düşürmede, bağırsak kurtlarını düşürmede, karın ağrısında sıcak su ile içilmesi iyi gelir.

*Çocukları raşitizmden korur. Siyatik, mafsal ağrılarına iyi gelir; zeytinyağı tortusu sürülür.

AĞIZ SAĞLIĞI İÇİN ZEYTİNYAĞI

*Ağızda çalkalandığında, dişlerin beyaz olmasını sağlar, diş etlerini korur, diş çürümelerini önler.

*Zeytinyağı sağlık ve güzellik kaynağıdır. Cilde ve saçlara çok faydalıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.

SAÇLARI DÖKÜLENLERE ZEYTİNYAĞI

*Saçları dökülenlere; 1 yumurta sarısı ve zeytinyağı karışımını saç diplerine sürerek 1 saat bekletilip daha sonra yıkanması, arada bir tekrarlanması gerekir.

KALP HASTALIKLARI VE ZEYTİNYAĞI
Akdeniz mutfağında yemeklerin hemen hepsinin zeytinyağı ile piştiği anlarda, batılılar zeytinyağıyla genellikle restoranda tanışıyordu. 1970' lerde yapılan bir araştırma sayesinde zeytinyağı önem kazandı. Araştırma, batılılar arasında kalp hastalığına en az yakalananların Akdenizliler olduğunu ortaya çıkarmıştı. Akdenizliler'in bol miktarda tükettiği zeytinyağının bunda bir payı olduğu düşünüldü. Gençlik ve ergenliğin vücudun daha çok kaliteli gıdaya ihtiyaç duyduğu dönem olması ve zeytinyağı kullanımının burada iyi bir tercih görülmesi, yaşlılıkta ise kalsiyum kaybını önleyerek kemik erimesine engel olması, Akdeniz mutfağında yemeklerin hemen hepsinin zeytinyağı ile piştiği anlarda, batılılar zeytinyağıyla genellikle restoranlarda tanışıyordu. 1970' lerde yapılan bir araştırma sayesinde zeytinyağı önem kazandı. Araştırma, batılılar arasında kalp hastalığına en az yakalananların Akdenizliler olduğunu ortaya çıkarmıştı. Akdenizliler' in bol miktarda tükettiği zeytinyağının bunda bir payı olduğu düşünüldü. Gençlik ve ergenliğin vücudun daha çok kaliteli gıdaya ihtiyaç duyduğu dönem olması ve zeytinyağı kullanımının burada iyi bir tercih görülmesi, yaşlılıkta ise kalsiyum kaybını önleyerek kemik erimesine engel olması, hamilelikte, içinde bulunan yağ asitleri hücre ve sinir sisteminin oluşturulmasında önemli bir etken teşkil etmesi, damar sertliğinin önlenmesine yardımcı olan "iyi yağ" oranı ve antioksidanlar açısından zengin bulunması zeytinyağı kullanımını arttırdı.
Böylelikle; 1980' lerden sonra, batı ülkelerinin zeytinyağı tüketiminde çok büyük bir talep patlaması oldu. Tüketiciler artık bilinçli beslenmeye önem vermekte, katkı maddesi içermeyen doğal ürünleri tercih etmekteydiler. İnsanlar "daha doğal" besin kullanımını keşfettikçe, zeytinyağı da bundan payına düşeni aldı

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!